Türkiye Cumhuriyeti

Viyana Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

"Brigittenau için Hep Birlikte" başlıklı Kültür Şöleni'nde Yapılan Konuşma , 08.12.2013

Ulusal Meclis Üyesi Sayın Alev Korun,
Sehr geehrter Bezirksvorsteher Stellvertreter Herr Pirker,
Değerli Misafirler,
Sehr geehrte Gäste,
Türk Toplumunun Çok Değerli Üyeleri,
Liebe österreichische Freunde,

Bugün değerli Avusturyalı dostlarımızla birlikte izleyeceğimiz “Brigittenau için Hep Birlikte” isimli kültür şöleninde sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu vesileyle, Brigittenau Belediyesi'ne bu şölene yaptığı katkılardan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu kültür etkinliğinin geçen yıl olduğu gibi bu sene de gerçekleştirilmesini sağlayan, bunun için kendi özel yaşamlarından fedakârlık yaparak çaba gösteren “Gemeinsam für Wien” çalışanlarına teşekkür etmek istiyorum.

Belediye Başkanı Sayın Derfler ile bir süre önce Mardinli sanatçılarımızın katılımıyla düzenlenen hoşgörü konulu resim ve fotoğraf sergisinin açılışında biraraya gelmiştik. Orada yaptığım konuşmada hoşgörünün buradaki toplumumuz açısından anlamına ve önemine değinmiştim. Avusturyalı dostlarımızın Türk toplumunu kendi kültürü ile kabul etmesinden, bu kültürü Avusturya açısından bir zenginlik olarak görmesinden duyduğumuz memnuniyeti dile getirmiştim.

Dil ve din kültürü meydana getiren iki unsurdur. Türk kültürü dediğimizde dilimiz ve dinimiz akla gelir. Türk toplumunun bu iki unsuru muhafaza ederken, yaşadığı ülke olan Avusturya’nın adetlerini, dilini ve geleneklerini öğrenmesinin bu ülkedeki yaşamlarını kolaylaştıracağına, dolayısıyla kişisel mutluluklarına katkı yapacağına inanıyorum.

Bugün bizleri biraraya getiren bu şölen birçok açıdan değerli katkılar sağlıyor. Herşeyden önce, insanımız etkinliğin hazırlık aşamasında bir dayanışma sergiliyor ve birbiriyle yakınlaşıyor, kaynaşıyor. Gençlerimize ve çocuklarımıza kültürel değerlerimizi aktarma fırsatını yakalıyoruz. Aynı zamanda Avusturyalı dostlarımıza da kültürümüzden örnekler sergileme ve değerlerimizi tanıtma şansını yakalıyoruz.

Bu noktada bu faaliyetin özellikle Avusturyalı komşularımıza da hitap edecek şekilde gerçekleştirilmesini ayrıca önemsiyorum ve bundan sonraki faaliyetler için bu modelin örnek oluşturmasını temenni ediyorum.

İçinde bulunduğumuz dönem Türk toplumunun Avusturya’daki yaşamın her alanında katkısını artırmakta olduğu bir zaman dilimidir. 1960’larda Türkiye’den yapılan ekonomik yürüyüş sonucunda Avusturya’ya gelen ve daha sonra kalıcı olduğu anlaşılan Türk toplumunun fertlerinin her alanda Avusturya’nın kaderine talip olduğu bir dönemdeyiz. Türk toplumu geleceğini artık Avusturya’da görmektedir ve bu güzel ülkede katkısı aranır bireyler olma noktasına ulaşmıştır.

Bugün aynı zamanda buradaki Türk toplumunun geleceğinin hazırlandığı bir dönemdir. Rekabetin artacağı tahmin edilen bir gelecekte gençlerimizin daha donanımlı olması, bunun için de daha iyi bir eğitim almaları gerektiği açıktır. Önceliğimiz budur. Sivil toplum kuruluşlarımızın da bu düzleme ağırlık verdiklerini memnuniyetle görüyoruz. Kısaca, bu konuşmam vesilesiyle vermek istediğim mesajın özü şudur: Eğitim, Türk toplumunun çocuklarını geleceğe taşıyacak yegâne köprüdür.

In diesem Sinn bedanke ich mich bei Allen die für dieses Kulturfest hingearbeitet haben und wünsche noch eine angenehme Unterhaltung.

Teşekkürler, danke schön.