Türkiye Cumhuriyeti

Viyana Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Avusturya Entegrasyon Fonu'nun Düzenlediği Türk Kökenli Üniversite Mezunları Buluşmasında Yapılan Konuşma, 10.12.2013

Sehr geehrter Geschäftsführer Herr Magister Wolf-Maier,
Türk toplumunun Çok Değerli Üyeleri,
Kıymetli Katılımcılar,
Liebe österreichische Freunde,
Sehr geerhte Gäste,

Bu akşam böyle seçkin bir toplulukla biraraya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Bu birliktelik için öncelikle Avusturya Entegrasyon Fonu Başkanı Sayın Wolf-Meier’e ve emeği geçen tüm Fon çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum.

1960’lardan itibaren Türkiye’den Avusturya’ya yönelik olarak yapılan ekonomik yürüyüş sonucunda, bu topraklara gelen vatandaşlarımızın, içinde bulunduğumuz dönem itibarıyla Avusturya’daki yaşamın her alanında katkısını daha da görünür ve aranır kıldığını memnuniyetle görüyoruz ve bununla gurur duyuyoruz. Gerçekten de Türk toplumu bugün Avusturya’nın kaderine talip olabilecek donanıma sahip olma noktasına erişmiştir. Bu akşam birlikte olduğumuz birbirinden değerli alanlarda önemli görevler yürütmekte olan Türk kökenli dostlarımız bunun en somut göstergesini teşkil etmektedir. Ayrıca, Ulusal Meclis’teki Türk kökenli saygıdeğer milletvekillerinin varlığı da ayrı bir gurur vesilesidir.

Geçtiğimiz Ekim ayında göreve başlamamı takiben ilk iş olarak Viyana ve çevresinde ikamet etmekte olan hukuk ve tıp camiamızın kıymetli üyeleri ile biraraya geldim. Sadece Viyana’da 60’a yakın doktorumuzun ve 20’ye yakın hukukçumuzun olduğunu iftiharla söyleyebilirim. Bu sayı elbette zamanla daha da artacaktır.

Ekonomik ve iş hayatına gelince Avusturya ekonomisine büyük katkıları olan işadamı ve işverenlerimizin bir kısmı bu akşam aramızdadır. Türkiye ile Avusturya arasında her geçen gün daha da gelişmekte olan ticari ve ekonomik ilişkilere değerli katkılar yapmaktadırlar. Özellikle dinamik ve yabancı yatırımcıya güven veren nitelikleriyle Türkiye ekonomisin bir cazibe merkezi haline geldiği bu dönemde değerli yatırımcı ve işadamlarımızın rolü daha da ön plana çıkmaktadır.

Ekonomik ilişkilere hazır değinmişken, bu konuda bir iki dakikanızı daha almak istiyorum. Avusturya’nın Türkiye’nin ticari ve ekonomik ilişkilerinde hep özel bir konumu olagelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ilk Dostluk ve Ticaret Anlaşmasını 28 Ocak 1924 tarihinde Avusturya ile imzalamış, o günden bugüne ticaret hacmimiz 2 milyar 300 milyon Avro’ya ulaşmıştır. Bugün Avusturya, Türkiye’ye en fazla yatırım yapan ülkeler arasında 9,2 milyar Dolarla ikinci sırada gelmektedir. Son dört yılda doğrudan yatırımlarda Avusturya sadece bir kez ikinci sıraya düşmüş, birinciliği hiçbir ülkeye kaptırmamıştır.

Yatırım kararları doğası gereği, dönemsel dalgalanmalardan bağımsız, geçici çözümlerden uzak soğukkanlı ve uzun erimli hedefler doğrultusunda alınan kararlardır. Diğer bir deyişle, yatırım kararları stratejik kararlardır. Bu anlamda Avusturya’nın kümülatif olarak Türkiye’deki ikinci büyük, orta vadeli bir trende işaret eder şekilde de son dört yılda birinci yatırımcı ülke olmasını önemli buluyorum.

Bugün 5 milyonu aşan Türk Avrupa’da yaşıyor; 145 bin girişimcimiz 640 bin kişiye iş veriyor, 51 milyar Avro ciro yapıyor. Aynı şekilde Avusturya’da da Türk işletmeciler tarafından işletilen yaklaşık 5.000 işletmenin kurulu olduğunu biliyoruz. Bu işletmeler Türk insanının müteşebbis ruhunu Avusturya’ya da yansıtmakta, Avusturya ekonomisine son derece önemli katkılar sağlamaktadır.

Önümüzdeki yıl Türkiye ile Avusturya arasındaki Ticaret Anlaşmasının 90., İşgücü Anlaşmasının imzalanmasının ise 50. Yıldönümü olacaktır. Ne Türkiye, 90 yıl öncesinin, 20 yıl öncesinin, 10 yıl öncesinin Türkiyesi, ne de Avrupa’da, Avusturya’da yaşayan Türkler 50 yıl öncesinin Türkleridir.

Bugün Türkiye, dünyanın 16. büyük ekonomisi, büyüme rekorları kıran, 236 ülke ve bölgeye 150 milyar dolar ihracat yapan bir ülkedir. Bugün Türkiye, Cumhuriyetinin kuruluşunun 100. Yılı için, 2023 yılına kadar önüne son derece iddialı hedefler koymuş, on yıl içerisinde dünyanın ilk on büyük ekonomisi arasında girmeyi, 500 milyar dolar ihracat yapmayı hedefleyen, bu hedeflerle emin adımlarla yürüyen, bu hedefler doğrultusunda bütün dünyanın dikkatini çeken mega projelere imza atan bir ülkedir. Bu değişimi iyi görmek ve okumak gerektiğini düşünüyorum.

Son olarak, bir hususu vurgulayarak sözlerime son vermek isterim. Avusturya’daki başarı öykülerimiz yani bugün aramızda bulunan sizler, doktorlarımız, akademisyenlerimiz, hukukçularımız, ekonomistlerimiz, siyasetçilerimiz, sanatçılarımız Türk toplumunun çocukları için birer rol modelsiniz. Avusturya’da doğan ve büyüyen çocuklarımızın yükseköğrenimi hedeflemeleri için ihtiyaç duydukları perspektifi ve motivasyonu sizler sağlamaktasınız. Bu konuda üzerinize düşen sosyal sorumluluğu yerine getireceğinizden şüphem yoktur.

Türk toplumunun Avusturya’daki yaşamın her alandaki katılımının daha da ileri götürülmesi için Avusturyalı dostlarımızla birlikte çalışma arzumuzu yineleyerek, bu akşam burada hazır bulunan tüm katılımcılara saygı ve selamlarımı sunuyorum.